HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Sanık ...'ün temyiz isteği; üzerine atılı suçu işemediğine ilişkindir.

Sanık ...'nun, ... isimli şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, katılan ile araç kiralama konusunda bir çok kez alışveriş yaptığını ve katılana suça konu borçlusu ... isimli şirket olan 50.000,00 TL, 65.000,00 TL, 16.000,00 TL ve 34.500,00 TL bedelli senetleri verdiğini, ancak daha sonra suça konu senetleri muhasebecisi sanık ...'ün bilgisi ve rızası dışında tanzim ettiğini beyan ederek imza ve borç inkarında bulunduğu, sanıkların bu şekilde eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.

1....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.09.2014 tarihli raporunda inceleme konusu senetlerde kırmızı kalemle çerçeve içine alınarak işaretlenen imzaların ...'ün, yeşil kalemle çerçeve içine alınarak işaretlenen imzaların ise ...nun elinden çıktığının belirtildiği ve sanık ...'ün savunmasında suça konu senetleri sanık ...'nun bilgisi ve rızası dahilinde düzenlediğini, daha önce de bu şekilde düzenlediği çekler ve senetlerin olduğunu beyan etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından suça konu senet asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı ile, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının kararda tartışılması, kriminal raporunda yeşil kalemle işaretlenen ve ...'nun elinden çıktığı belirtilen imzaların suça konu senetlerde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunması halinde bu konuda sanık ...'ya diyeceklerinin sorulması, sanık ... tarafından keşide edilip ödenen kıymetli evrak olup olmadığının ilgili bankalar ve icra daireleri nezdinde araştırılması; başka belgelerin de verildiğinin tespit edilmesi halinde, bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediğinin, ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tartışılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,

2. Adli Emanetin 2015/162 sırasına kayıtlı senet asıllarının akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.