Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyizi; sanığın suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

Olay tarihinden önce katılan ... ve kardeşi ...'in kullanmış oldukları banka kredisine sanığın kefil olduğu, ancak kredinin asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine banka tarafından başlatılan icra takibi sırasında sanığın diğer kefiller ile birlikte bu borcu ödedikleri ve sanığın ödemiş olduğu borca karşılık katılandan suça konu 30.05.2012 ödeme tarihli 7.200,00 TL bedelli bononun arka yüzüne 36 Aylık sürede 200x36 şeklinde ödenecektir şerhinin yazılmak suretiyle senedi aldığı, borcun şikâyetçi tarafından ödenmemesi nedeniyle senedin ön yüzü üzerindeki "Türk Lirası" hanesinde bulunan "1" rakamını ve harf karakterleri ile yazılı değer hanesindeki "On" yazısını eklemek ve senet arka yüzündeki "2" rakamının üzerine "5" rakamı yazarak tahrifat yapmak suretiyle senedi 17.200.TL üzerinden icra takibine konu ettiği, bu şekilde sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamından alınan Kriminal Uzmanlık Raporuna göre suça konu senedin iki farklı cins mürekkepli kalemle düzenlendiği ve tahrifat yapıldığı, yine sanık tarafından senet bedelinin tamamının öncesinde tamamen ödendiğine dair dekontun da bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede
Ayrıntıları YCGK'nin 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu gözetilerek, sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçu neticesinde ne gibi somut zarar oluştuğu irdelenip gerekçeye yansıtılmadan, tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varıldığından hapis cezası ertelenen ve suç tarihinde ve sonrasında engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, aralarındaki hukuk davasında da icra takibinin kısmen iptal edilmiş olması nedeniyle yasanın aradığı objektif ve subjektif şartlar tartışılmadan, talep etmiş olmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına "zararın karşılanmaması" gerekçesi ile karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Demirci Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2014/103 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.