HÜKÜMLER: Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından, güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyetine dair karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 01.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 gün 2016/374 Esas, 2017/919 Karar sayılı kararı ile sanığın, güveni kötüye kullanma suçundan, 1 yıl 6 ay hapis ve 10000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Verilen karar ile ilgili, sanık tarafından, istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.03.2020 tarih, 2018/518 Esas, 2020/263 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne ve sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5 yıl hapis ve 750 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince, istinaf yoluna sanık tarafından başvurulmuş olması nedeniyle yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağından neticeten sanığın 1 yıl 6 ay hapis ve 10.000 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın Temyiz Sebepleri
Hakkında hükmolunan 1 yıl 6 ay süreli hapis cezasının, koşulları oluştuğu halde ertelenmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın, 2000 TL nakit paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek arkadaşı olan mağdurdan aldığı kredi kartından, toplam 10.325,00 TL miktarında altın alımı ve nakit çekimi yaptığı iddiasına ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesinde yer alan "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir" hükmü dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanığın yöntemine uygun olarak savunması alınarak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde ilk derece mahkemesi kararına göre daha ağır ceza tayin edilmek suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 03.03.2020 tarih, 2018/518 Esas, 2020/263 Karar sayılı sayılı kararının sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.