B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/361 Esas, 2012/1460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/361 Esas, 2012/1460 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 19.11.2016 tarihli ve 2016/9473 Esas, 2016/7270 Karar sayılı kararı ile ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 gün ve 2008/9-148-169 sayılı kararında açıklandığı üzere; davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında başka bir suçtan cezaevinde hükümlü olan ve duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulmasına dair bir talebi olmayan sanığın, duruşmaları kendiliğinden takip etme olanağı bulunmadığı gözetilerek duruşmalarda hazır bulunması sağlandıktan sonra hüküm kurulması yerine, yokluğunda yargılama yapılıp mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2016/899 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

4. Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2016/899 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarihli ve 2017/14675 Esas, 2020/63 Karar sayılı kararı ile 21.03.2017 tarihli duruşma tutanağına göre SEGBİS yoluyla duruşmada hazır edilen sanığın bozma ilamına yönelik beyanları duruşma zaptına geçirilmeden ve bu şekilde duruşmada hazır bulunan sanıktan usulüne uygun olarak bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan, 1412 sayılı CMUK'nin 326/1. maddesine aykırı davranılması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine, Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/95 Esas, 2020/586 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık, mahkemenin kendisine iddianame tebliğ etmediğini, adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ettiği mahkeme kararını, bozulması istemi ile temyiz etmiştir.

1. 08.01.2011 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin kimliği tespit edilen sanığın olay tarihinde yakalanması sırasında ibraz ettiği ... adına düzenlenmiş ve ancak üzerinde sanığa ait fotoğraf bulunan sürücü belgesinin, sanığın gerçek kimliğinin kolluk tarafından bilinmesi nedeniyle sahte olduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.

2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini, mağdurun dükkanına geldiğinde ehliyetini düşürdüğünü, kendisinin de de başka bir suçtan araması olduğu için ehliyetteki resmi çıkartıp kendi resmini yapıştırdığını ve bu şekilde kullandığını beyan etmiştir.

3. Kriminal raporda; incelemeye konu belge üzerinde halen mevcut olan ve bulunduğu bölüme uyum göstermeyen fotoğrafın, evelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu ve belgenin aldatma kabiliyetine haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında sanığın bildirdiği ve MERNİS adresi olduğu tespit edilen adresine duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

5. Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/95 Esas, 2020/586 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.