B O Z M A Ü ZE R İ N E
Mahkumiyet
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,51/1-3,63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.04.2016 tarihli kararıyla sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması için bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,51/1-3-6-8,63. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın katılan tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2018 tarihli kararıyla bozma ilamının etkisiz hale getirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece TCK'nın 85/1, 62/1,53/6. Maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece TCK'nın 85/1,62,50/4, 50/1-a, 52,52/4 . Maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, takdiri indirim uygulanmasına ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın asli kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası neticesinde bir kişinin ölümüne neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, olay günü, saat 09.05 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş tek yönlü yolda sağ şeridi takiben seyir halindeyken sola doğrultu değiştirdiği esnada kendisiyle aynı yönde sol şeridi takiben seyreden mağdur sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile çarpışması sonucu, sanığın asli kusurlu olarak mağdurun ölmesine neden olduğu olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.