Beraat, eşya müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığın soyut beyanlarına dayanılarak sanık hakkında beraat kararı verildiğine, kararın gerekçesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir

Suriye uyruklu olan sanığın olay tarihinde plakasız yabancı menşeili motosikleti kullanırken kolluk görevlileri tarafından yakalandığı anlaşılmıştır. Sanık kolluk ifadesinde; motosikleti Suriye ülkesinden Türkiye'ye geçişi sırasında kaçak olarak getirerek günlük hayatta kullandığını belirtmiştir.

Bunun üzerine ele geçen motosikletin kaçak olarak yurda sokulduğundan bahisle sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca

cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

Mahkemece sanığın savunmasının tespit edilmediği belirlenmiştir.

Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 193 üncü maddesinin söz konusu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel Dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147 nci ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Kabule göre de;

Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi ve eşyanın müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.