B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/992 Esas, 2019/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, erteli 5 ay hapis cezası ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkemece eksik inceleme neticesinde mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanık hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

1.Olay tarihinde, sanığın katılanı cep telefondan arayarak kendisini polis olarak tanıttığı,evinin basıldığını, dolandırıcılık şebekesini çökertmek için operasyon yaptıklarını, para yatırması gerektiğini söylediği, katılanın Karaman Finansbank Şubesine giderek sanığın adına açtırılmış 541716.. numaralı hesaba 10.000,00 TL gönderdiği, katılanın banka içerisindeki görevli polis memuru tarafından uyarılması üzerine dolandırıldığını anladığı, para çekilemeden bloke konulduğu iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmasında, katılanı tanımadığını belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Dosyanın uzlaştırma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/992 Esas, 2019/549 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.