Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, münhasıran kurumları lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 22.09.2013 günü saat 10: 45 sıralarında suça sürüklenen çocuk
..., ......,Mahallesi ... Efendi sokakta bandrolsüz gümrük kaçağı sigara satarken yakalanmış, suça sürüklenen çocuktan 2 paket bandrolsüz gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, gümrük kaçağı sigaraları satmanın suç olduğunu bildiğini ancak geçim sıkıntısı nedeniyle satmak zorunda kaldığını beyan etmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasından hüküm tesisi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılıKanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içerdiği, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen suça sürüklenen çocuğun bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3.Suçun işlendiği tarihte adli sicil belgesinde sabıka kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuğun gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği anlaşılmakla, Mahkemece suç tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin oldukları anlaşılan kayıtlar gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması,
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen temel cezada, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken hapis cezasının "4 ay" olarak belirlenmesi gerekirken "4 ay 10 gün" olarak belirlenmesi, devamında "1 gün" adli para cezasının "2 gün" olarak tespiti ile "3 ay 10 gün" hapis cezası adli para cezasına çevrilirken "100 gün" olarak belirlenmesi gerekirken "133 gün" olarak tespiti,
5.Dava konusu sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören ve katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ Çocuk Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/475 Esas, 2020/515 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.