Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/10/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 21/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacı tarafından üçüncü kişi olan borçlunun davalıdan olan alacağının tahsili için İİK’nun 89. Maddesine göre yapılan tebligatın yerine getirilmemesi nedeni ile ... zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın İdari Yargının görev alanına girdiği belirtilerek mahkemenin Görevsizliğine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı, dava dışı ... ... Ltd. Şti aleyhine icra takibi yapmış, bu takip üzerinden davalıya İİK’nun 89. Maddesine göre haciz ihbarında bulunmuş, davalı bakanlık borçlunun kendilerinde alacağının var olduğunu bunun yanında başka takip ve hacizlerin de bulunduğunu bildirmiş, ikinci yazı ile de var olan alacakların diğer takipleri ancak karşıladığını bildirmiştir. Davacı alacağın tahsiline engel olunduğu iddiası ile davalıdan zararının tazminini talep etmektedir.

Uyuşmazlık yukarıda anlatılan şekline gören davalı bakanlığın idari bir işlem ya da eyleminden değil İcra İflas Kanununun uygulanmasının hukuka aykırılığı iddiasından kaynaklanmaktadır. Şu halde taraflar arasındaki dava Adli Yargıda çözümlenmelidir. Bu sebeple mahkemece verilen hüküm yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.