Mahkûmiyet
Tebliğnamede belirtilmiş ise de, sanık ... müdafinin temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.07.2018 tarihli ve 2017/484 Esas, 2018/390 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1,62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarih ve 2019/136 Esas - 2019/1391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 39/2-a-c, 29/1, 62/1,53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarih ve 2020/1399 Esas - 2020/2676 Karar sayılı kararı ile özetle, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafi ile savunmalarının yapılması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.01.2021 tarih ve 2020/1509 Esas - 2021/216 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 39/2-a-c, 29/1, 62/1,53/1-2-3. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/10/2021 tarih ve 2021/7628 Esas - 2021/13435 Karar sayılı kararı ile özetle, sanığın fail sıfatıyla 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken iştirakin derecesinde yanılgıya düşülmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1728 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 29/1,62/1 ve 53/1-2-3. Maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kazanılmış hak gereği 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezanın 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
1. Katılanlar Mehmet ve Ayşe Vekilinin temyiz istemi özetle, sanık ...'un eylemini tasarlayarak ve canavarca hisle işlediğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık ... Müdafinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız tahrikin derecesine,
ilişkindir.
Olaydan üç gün önce sanığın annesi tanık ... ile iş yeri arkadaşı olan maktulün çöp dökme meselesi nedeni ile tartıştıkları ve maktulün tanığa küfür ettiği, bu durumu olay günü öğrenen tanık ...'ın oğlu sanık ...'un sinirlenerek, babası olan sanık Hasan ile birlikte maktulün yanına gittiğinde elindeki demir boru ile "... kim" diye bağırdığı ve maktule sopayla vurmaya çalıştığı, maktulün karşı gelerek sopayı tuttuğu, bu esnada maktul ile temyiz dışı sanık Hasan'ın karşı karşıya geldiği, sanık Hasan'ın bıçakla üç yerinden bıçakladığı maktul olay yerinden uzaklaşırken çöp kutusu üzerine yüzüstü düştüğü, sanık ...'un maktulün yanına gelerek "kalksana o... çocuğu" diyerek elindeki demir sopa ve tekme ile maktule vurduğu, göğüs sol tarafta meme başından, ksifoid sağ taraftan ve sol kalça dış yandan aldığı bıçak darbeleriyle maktulün kesici delici alet yaralanması sonucu gelişen iç organ yaralanması, iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği, sanıkların gelmiş oldukları araçla olay yerinden uzaklaştıkları, temyiz dışı sanık Hasan ile sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında iştirak iradesiyle ve fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle kasten öldürme suçunu işledikleri olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanıkla birlikte müşterek fail olarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun vasıflandırmasında isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1728 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararında katılanlar Mehmet ve Ayşe vekili ile sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.