Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği Serik ilçesi Gebiz Beldesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, bir kısmının irsen intikal ve taksim, bir kısmının ise kendisi tarafından satın alınmak suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar ve ayrıca davalı Hazine, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine, 04.03.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 4.149,01 metrekare yerin orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya tesciline ilişkin önceki hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/9918 Esas, 2017/10781 Karar sayılı ilamıyla; "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, dava konusu yerde kesinleşen orman tahdidinin uygulanarak taşınmazın tahdide göre konumunun belirlenmesi, taşınmaz tahdit dışındaysa 6831 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca öncesi orman olan bir yerin her zaman orman sınırları içinde alınabileceği gözönüne alınarak hava fotoğraflarının incelenmesi ve çekişmeli yerin öncesi itibariyle orman olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, nihai olarak dava konusu edilen yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda ise imar planı kapsamında kalıp kalmadığı da saptanarak, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu yerin kesinleşen tahdit dışında olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Antalya ili Serik ilçesi Gebiz Mahallesinde bulunan, harita mühendisi ... ... tarafından hazırlanan 29.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 3.128,58 metrekarelik alanın, ''B'' harfi ile gösterilen 1.000,00 metrekarelik alanın tarla vasfında davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1990 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması mevcut olup, arazi kadastrosu ise 1954 yılında yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.