İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince. davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... İdaresi vekili, dava dilekçesinde özetle; 135 nolu orman kadastro komisyonunca Düzce ili Cumayeri ilçesi Mısırlık Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) uygulamasına esas olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapıldığını, bu sınırlara uyulmadan gerçekleştirilen arazi kadastrosu işlemlerinde orman olan bir kısım yerlerin özel mülkiyete konu edilerek Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerlerin idari yoldan Hazineden tahsisinin istendiğini ancak sonuç alınamadığını, ardından Hazinenin çekişmeli taşınmazları 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca sattığını belirterek, orman vasfında olmasına rağmen özel mülkiyete konu edilen 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 125 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 703,1 m2'lik 125 ada 24 parsel sayılı taşınmazın ise 1.544,78 m2'lik kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler, uzman orman yüksek mühendisleri ve harita mühedisi bilirkişileri raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kesinleşmiş orman tahdit haritası ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu taşınmazın hükümde belirtilen kısmının bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 2/B madde kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşılmakla birlikte, bunun hatalı olduğu ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman yüksek mühendisleri ve harita mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.04.2018 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 3.086,10 m2'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek ve şerhlerin silinmesine, 125 ada 26 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 703,81 m2'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile; bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek ve şerhlerin silinmesine, 125 ada 24 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 1.544,78 m2'lik kısmının dahili davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile; bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek ve şerhlerin silinmesine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " ... ' 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 4. maddenin ikinci fıkrasında "Kadastro çalışma alanı sınırında orman bulunduğu takdirde; durum çalışmaya başlamadan iki ay önce Orman Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu yerlerin orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemleri 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre orman kadastro komisyonlarınca tesbit ve haritasına işlenerek tutanakları ile birlikte kadastro ekiplerine teslim edilir. Bu yerlerin ölçü ve harita işlemleri yukarıdaki sınırlar esas alınarak kadastro ekiplerince ikmal edilir. İki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenememesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu Kanun hükümlerine göre yürütülür. Kadastro ekiplerince bu şekilde tesbit ve ilân edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.' düzenlemesi bulunmakta olup somut olayda dava konusu Mısırlık Köyünde 3402 sayılı Kanun' un 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre kurulan 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar kadastro ekiplerine teslim edilmiş, kadastro müdürlüğünce askı ilanına çıkartılmış ancak kadastro ekiplerince kadastro çalışmalarında dava konusu parsellerde Orman Kadastro Komisyonunca belirlenen ölçü ve harita işlemlerine uyulmadığı özellikle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan kısma ilişkin sınırları ile orman tahdit sınırlarını değiştirerek dava konusu taşınmazların tamamının 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkardıklarının anlaşıldığı, dava konusu 120 ada 1,125 ada 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarda bilirkişi raporunda B harfleri ile gösterilen bölümlerin orman kadastro komisyonlarınca 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılmadığı, orman tahdidi içindeki bir yeri, tahdit dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, taşınmazların 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işlemi münhasıran orman kadastro komisyonlarının görevi dahilinde bulunup, mahkemelerin dahi böyle bir görevleri bulunmadığı halde Kadastro ekiplerince Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmayan alanların orman sınırları dışına çıkarılması geçersiz olup bu kısma ilişkin çalışmaların kesinleşmeyeceği, kadastro ekiplerince 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından belirlenen ve uyulan kısımların ise kesinleşeceği, yapılan orman kadastrosunun yok hükmünde olmayacağı, bu hususun Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2013/8558 Esas 2014/2703 Karar sayılı ve 2013/9264 Esas 2014/617 Karar sayılı ilamları ile de sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince kesinleşmiş orman tahdidine ilişkin evraklar ve orman tahdit haritaları getirtilerek orman bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, keşif sonucu uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu 120 ada 1,125 ada 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarda bilirkişi raporlarında B harfi ile gösterilen kısımların yukarıda anlatıldığı üzere orman kadastro komisyonlarınca 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılmadığı da dikkate alınarak kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğunun belirlendiği, yine 120 ada 1,125 ada 24 ve 26 parsel sayılı taşınmazlarda bilirkişi raporunda A Harfi ile gösterilen kısımların 6831 sayılı Kanun kapsamında 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ve kadastro ekiplerince bu şekilde askıya çıkartılan yerde kaldıkları, Orman Yönetimince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman Yönetiminin dava açtığı tarihte itiraz süresinin dolduğu ve çalışmaların kesinleştiği, ayrıca komisyon üyeleri ve kadastro ekipleri hakkında çekişmeli taşınmazların bulunduğu Mısırlı Köyü'nde yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2. madde çalışmalarının, hukuk ve ceza davasına konu olmadığı gibi davacı ... İdaresinin de çekişmeli taşınmazların eylemli orman vasfında olduğu yönünde bir iddiası da bulunmadığı" gerekçeleriyle, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'a esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre 1996 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 26.12.1996 - 24.01.1997 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu mevcuttur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.