Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2014/358 Esas, 2014/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.06.2014 tarihli ve 2014/358 Esas, 2014/553 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/21525 Esas, 2017/23604 Karar sayılı kararıyla özetle, atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereği uzlaşma kapsamına alındığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/1073 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

4. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2017/1073 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/15713 Esas, 2020/10513 Karar sayılı kararıyla özetle, atılı suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereği basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2020/644 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığına, aracın hâlen iade edilmemesi nedeniyle meydana gelen zarar karşısında sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, temel cezanın üst hadden belirlenmesi talebine ilişkindir.

1. Sanığın araç kiralama işi yapan katılan şirketten kiralamış olduğu aracın hasarlanması üzerine, 29.10.2012 tarihinde katılan şirket personeline aracı teslim ettiği, bunun üzerine katılan şirket personelince araç kiralama sözleşmesine istinaden sanığa aynı gün suça konu 34 JF ... plakalı aracın verildiği, sözleşme süresi sona ermesine ve kendisinden talep edilmesine rağmen sanığın aracı iade etmediği anlaşılmıştır.

2. Sanık suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılan vekilinin aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4. Taşıt kira sözleşmesi dava dosyasında mevcuttur.

5. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak katılan vekilinin, vekâletnamesinde bu konuda mevcut yetkiye istinaden uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

6. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde yer verilen basit yargılama usulünün uygulanmaması ve yargılamanın genel hükümlere göre yapılması yönünde takdir kılındığı anlaşılmıştır.

7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2020/644 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.