İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ..., davalı ... ve davalı ... mirasçısı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2010 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Antalya ili Kepez ilçesi Duraliler Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 5 parsel sayılı ve 46.420,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 28090 ada 36 sayılı parsel olarak ve 43.914,35 metrekare yüzölçümüyle; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 4 parsel sayılı ve 28.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 28090 ada 25 sayılı parsel altında ve 28.655,64 metrekare yüzölçümüyle; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 7 parsel sayılı ve 1.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 28090 ada 58 sayılı parsel altında ve 1.925,41 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.

Davacılar, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait parselde sınırlandırma hatası yapıldığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davacı ... müdahil davacıların davasının Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 28090 ada 25 ve 28090 ada 58 parsel sayılı taşınmazlarda harita mühendisleri ... ve ... ile fen bilirkişi ... ... 'ın müştereken tanzim ettikleri 23.06.2016 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli 535,34 m2'lik kısım ve (B) harfi ile işaretli 146,71 m2'lik kısım yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 28090 ada 25,28090 ada 58 ve 28090 ada 36 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile,

Harita Mühendisleri ... ve ... ile Fen Bilirkişi ... ... 'ın müştereken tanzim ettikleri 23.06.2016 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli 535,34 m2'lik kısmın 28090 ada 25 parselden ifrazı, yine (B) harfi ile işaretli 146,71 m2'lik kısmın 28090 ada 58 parselden ifrazı ile 28090 ada 36 parsel yüzölçümüne eklenerek 28090 ada 36 parselin 44.596,4 m2 olarak,

(A) harfi ile işaretli 535,34 m2'lik kısım düşüldükten sonra 28090 ada 25 parselin 28.120,3 m2 olarak,

(B) harfi ile işaretli 146,71 m2'lik kısım düşüldükten sonra 28090 ada 58 parselin 1.778,70 m2 olarak 22/2-a paftalarının yenilenmesine, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesine, tapu kütüğünün mülkiyet ve taşınmazlar üzerindeki tescilli haklar korunarak tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı ... ve davalı ... mirasçısı Muhammet ... tarafından istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve Muhammet ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine; davalı ... vekilinin ise davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesi istemiyle hükmün istinaf edildiği, davanın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olup, bu davalarda husumetin, itiraz edenin taşınmazı aleyhine yapılan tespit sonucunda yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazın malikine yöneltilmesi gerektiği; davacı, dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmış ise de, yargılama sırasında icra edilen keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda, taşınmazdaki eksilmenin taşınmaza komşu eski 4 ve 7 (yeni 28090 ada25 ve 58 parsel) sayılı taşınmazdan kaynaklandığının belirtilmesi üzerine, sözü edilen parsel malikleri davaya dahil edildiği; öte yandan dava Kadastro Müdürlüğüne yöneltilerek açılmış olup, dosyada Kadastro Müdürlüğünü Hazine vekili temsil etmiş, taraf olarak Hazine yer almadığı, bu nedenle gerekçeli karar başlığında ayrıca Hazinenin taraf olarak gösterilmesi de isabetsiz olup Dairemiz kararında karar başlığından çıkarıldığı; hal böyle olunca, Mahkemece Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, diğer davalılar ile birlikte Kadastro Müdürlüğü yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup anılan yanlışlığın düzeltilmesine karar verilmiş; bu kez davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığı, çekişme konusu parseller arasındaki sınırın tesis kadastrosu esnasında belirlenen sınıra göre düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile yazılı şekilde sonuca gidilmiş ise bu sonuca varmak için yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Şöyle ki davalı ... 07.04.2016 tarihli keşifte dava konusu taşınmazların beş kişi tarafından vakıflardan ihale yolu ile satın alınıp daha sonra aralarında taksim ettiklerini, bundan sonra da tesis kadastrosunun yapıldığını söylemiş olmasına rağmen taksim krokisi getirtilip uygulanmamış; bundan ayrı davalılar zeminde evvelden beri sabit sınır niteliğinde duvar olduğu savunmasında bulunmuş ise de, tesis kadastrosu esnasında zeminde duvar olup olmadığının belirlenmesi amacı ile hava fotoğraflarından faydalanılmamıştır.

Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; taksim krokisinin varlığı araştırılıp, ilgili yerlerden tesis kadastrosundan önceki hava fotoğrafları temin edildikten sonra mahallinde yeniden keşif icra edilmek sureti ile taksim krokisinin zemine uygulanması; harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip önceki bilirkişilerden başka üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan yöntemine uygun araştırma ve inceleme yapılması ve buna göre keşfi takibe elverişli harita ve rapor düzenlemesi ve uzman bilirkişiden hava fotoğrafları üzerinde stereoskop ile yapılacak incelemede çekişmeli taşınmazlar arasında tesis kadastrosundan önceki tarihte duvarın var olup olmadığının incelenmesinin istenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonucu gidilmesi doğru görülmemiş açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.