HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2012/522 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2019/2005 Esas, 2020/20304 Karar sayılı ilâmı ile özetle sanıkların eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu hâlde silahla tehdit suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış haklarının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,62,53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki defa 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ancak 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereği sanıkların kazanılmış hakları dikkate alınarak ayrı ayrı iki defa 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Olay gününden önce sanıklar ve mağdurlar arasında kız kaçırma meselesi nedeniyle husumet bulunduğu ve olay gecesi mağdurların mağdur ...'a ait araçla yolda ilerlerken, sanıkların bulunduğu araçlarla önleri kesilip, sanık ...'nin yanında getirmiş olduğu kaleşnikof ile en uzak 15.40 metre mesafeden mağdurların bulunduğu araca on üç el ateş edildiği, onbirinin isabet ettiği, araçtan kaçan mağdurların isabet almadıkları, ancak sonrasında inceleme dışı sanıklar tarafından sopalarla kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları, bu sırada sanık ...'ın da mağdur ...'ı sopa ile kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda, sanık ...'nin eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, sanıklar ..., ... ve ...'in diğer sanık ... ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmadıkları, ancak suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında Vehbi'nin yanında bulunarak ona manevi destek verdikleri, suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri anlaşılmakla anılan sanıkların eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım kapsamında kaldığı, sanık ...'nin ateş etmesinden sonra sanık ...'ın ayrıca mağdur ...'a yönelik sopa ile yaralama eyleminin fikri içtima kuralları gereği tek suç oluşturduğu anlaşılmıştır.
2. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açıldığı, Mahkemece bozma öncesi kurulan hükümde sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3,62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de sanık ...'ın mağdur ...'a yönelik eylemlerinin fikri içtima kuralları gereği tek suç olduğu, sanığın kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan cezalandırılması yerine ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu durumun gereğinin mahallinde Mahkemece takdir ve ifası mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerinin sanık ...
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümlerde düzeltme nedeni dışında, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanıklar hakkında belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkı dikkate alınarak "2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" karar verilmesi gerekirken uygulanan kanun maddesi de hatalı gösterilerek "2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına" dair karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
5. Sanıklar ..., ... ve ...'in diğer sanık ...'nin eylemine yardımda bulundukları anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca anılan sanıkların suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Mağdurlara Karşı Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği fıkrasının 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi" ibarelerinin hükümlerden çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi" ibarelerinin eklenmesi ve aynı paragrafta yer alan "2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin hükümlerden çıkarılarak yerine "2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Mağdurlara Karşı Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (4) ve (5) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın kararın sanık ... hakkındaki hükümdeki nedenle düzelterek onanması gerektiğine ilişkin karşı oyu nedeniyle oy çokluğuyla BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.