İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/225 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/1356 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, eylemin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına ve haksız tahrik indiriminin üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkindir.

1.Mağdur ... ile sanık ...'in aynı köylü olmaları nedeniyle birbirlerini tanıdıkları, olay tarihi olan 26.04.2019 tarihinden 1 ay kadar önce sanık ...'in mağdur ...'in adını teminat olarak kullanarak kendi cep telefonunu bir şahsa bırakıp karşılığında menfaat temin ettiği, olay günü 26.04.2019 tarihinde saat 19: 30 sıralarında tanık beyanları ile de doğrulandığı gibi mağdur ...'in sanık ...'i Sur Çarıklı Hayvan Pazarı civarına çağırdığı, sanık ...'in olay yerine gitmesi üzerine taraflar arasında çıkan tartışma ve kavga sırasında sanık ...'in ele geçirilemeyen bir bıçakla öldürme kastıyla mağdur ...'e saldırarak hedef gözeterek sol omuzuna 1 kez ve hayati bölge olan sol göğüs kısmına 2 kez bıçakla vurduğu, soruşturma kapsamında alınan adli raporuna göre mağdur ...'in sol omuzunda 4 cm'lik kesi ve sol skapula altında lateral duvara uzanan 2 cm'lik kesi ve sağ el ikinci parmakta kesi oluşacak, göğüs bölgesindeki kesi pnx'e sebep olacak, hayati tehlike geçirecek derecede yaralandığı, olay sırasında mağdur ...'in ise yumruk vurmak ve boğazını sıkmak suretiyle sanık ...'i alınan adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, alınan 26.07.2019 tarihli ATK raporuna göre, mağdur ...'in, pnömotoraksa yol açacak, kişinin yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, sanığın mağdurun hayati bölgelerine birden çok defa darbe vurması sonucu mağduru pnömotoraksa yol açan, kişinin yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, eksik ceza tayinine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisinin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2020/1356 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 . maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.