Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile davacıların annesi ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın davalının kusuru nedeniyle meydana geldiğini, aracın davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalandığını belirterek her bir davacı için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, her bir davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı uyarınca araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, tüm kusurun müteveffada olduğunu, davacıların destekten yoksunluk zararının bulunmadığını, ceza davasının sonucunun bekletici meselesi yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti açısından ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Atila Türker cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde desteğin kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından tanzim edilen raporla kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %25, müteveffa yaya ...'ün %75 kusurlu olduğunun bildirildiği, davacıların 41,37 ve 34 yaşında olup destek ihtiyacı içinde bulunduklarını ispata ilişkin delil de sunulmadığı gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alınan kusur raporunun hatalı olduğu ve kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, davacı ...'ün engelli çocuğuna sağlığında müteveffanın bakması nedeniyle ölümüyle desteğinden yoksun kaldığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu ve takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur raporunun denetime elverişli olduğu, davacıların desteklik durumunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacıların bu yöndeki istinaf talebinin reddine, hükmedilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle davacıların bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacıların maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.500,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; müteveffanın davacıların desteği olduğunu, maddi tazminat isteminin kabulü gerektiğini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın yaya halde olan davacıların desteğine çarparak ölümüne neden olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,89,90,91 ıncı maddeleri.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.