Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasında görülen orman iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada yapılan
yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine
vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli Tire ilçesi Alaylı Mahallesi çalışma alanında bulunan 239 parsel sayılı 15.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle davalı adına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydında kısmen orman sınırları içerisinde kaldığına dair iki ayrı tarihli şerh vardır.
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın yörede 163 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içine alındığını, bunun yanında komşu taşınmazlar ile birlikte değerlendirildiğinde orman içi açıklık niteliğinde olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 30.01.2014 tarihli bilirkişi raporu ekli krokide (B) harfi ile gösterilen toplam 2.800,00 m2 lik kısmının orman vasfıyla davacı Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen önceki karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2019/615 Esas, 2019/2285 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece çekişmeli taşınmazın tapulama tutanağında yazılı dayanak tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavül kayıtları ile bu taşınmaza komşu taşınmazların kayıtlarının dosya içine alınmadan mahallinde keşif yapıldığı açıklanarak, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde ilk defa 2000 yılında 163 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarına başlanmış, 2002 yılında sonuçlandırma tutanağı düzenlenerek ilan edilip kesinleşmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, dava konusu İzmir ili Tire ilçesi Alaylı Mahallesinde kain 239 parsel sayılı taşınmazın 28.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ekli krokide (B) harfi ile ve yeşil renkli boya ile taranmış olarak gösterilen toplam (2.800,00 m2) lik kısmının ifrazı ile davalı adına olan tapu kaydının iptaline, bu kısmın orman vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, teknik krokide (A) harfi ile gösterilen temyize konu çekişmeli taşınmaz bölümünün, orman içi açıklık vasfında olduğu ancak davalıya ait tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi uyulan bozma ilamı gereklerini de tam olarak karşılamamaktadır. Şöyle ki; davalı tarafın dayandığı ve kadastro tutanağına uygulanan tapu kayıtları tesisinden itibaren iktisap sebebini de gösterecek şekilde tüm tedavülleri ve varsa haritası getirtilmemiş, bu tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği sorulmamış, çekişmeli taşınmazı çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilerek, tapu kaydı uygulamasında bu kayıtlardan yararlanılmamış ve çekişmeli taşınmaz bölümünün davalının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeksizin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davalının dayandığı ve kadastro tutanağına uygulanan Mayıs 1959 tarihli ve 89 sıra numaralı, Mayıs 1959 tarihli ve 90 sıra numaralı, Aralık 1947 tarihli ve 10 sıra numaralı, Aralık 1947 tarihli ve 9 sıra numaralı, Aralık 1955 tarihli ve 36 sıra numaralı ile Aralık 1955 tarihli ve 37 sıra numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritasının ve tüm oluşum belgeleri, dayanılan tapu kaydı kadastro sırasında revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek birleşik harita, dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları getirtilip dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşifte, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca davalının dayandığı tapu kaydının haritası mevcut ise, yerel bilirkişi yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken haritası bulunan kayıtlarının kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmeli; tapu kaydının haritasının bulunmaması yada uygulama kabiliyetinin olmaması halinde, kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı; ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının, kök tapu kaydının içinde aranmasının zorunlu olduğu düşünülmeli, davalının dayandığı tapu kaydının kök kaydı uygulanarak kök tapu kaydı ve sonrasında tüm ifraz tapu kayıtlarının kapsamları okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; teknik bilirkişiden, tapu kaydının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı, komşu parsellerin dayanağı kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun belirlendiği, kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı ve böylelikle taşınmazın tümünün ya da bir kısmının tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli; çekişmeli taşınmaz bölümünün tamamen ya da kısmen tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, orman içi açıklıkların tapu kaydına dayalı olarak kazanılabileceği ancak zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gözönüne alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.