Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/393 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/697 Esas, 2021/869 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı 5271 sayılı Kanun'un Esas No: 2022/12300

280/2. maddesi gereğince kaldırılmış ve sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına ve haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1.Mağdur ile sanığın uzaktan akraba oldukları, olay tarihinden 1 yıl kadar önce aralarında çıkan tartışma sonucu mağdurun sanık ...'e yumrukla vurması nedeniyle sanık ve mağdur arasında husumet oluştuğu, olay tarihinde sanık ...'in kullandığı ... plakalı araç ile seyir halinde iken alt geçite geldiğinde mağduru gördüğü, sanığın aracını mağdurun üzerine hızlıca sürerek fren yapmadan doğrudan mağdura çarptığı, mağdurun bu çarpmanın etkisi ile yaralanarak yere düştüğü, mağdurun yanında bulunan tanık ...'nın ise yana kaçarak olay nedeniyle yaralanmadığı, mağdura çarptıktan sonra sanığın araçtan inerek üzerinde bulunan tabancasını çıkartarak ve mermiyi namluya verip tabancasını atışa hazır hale getirdiği, mağdurun öldürücü vücut bölgelerine doğrultup ateş etmek istediğinde tabancanın bilinmeyen bir nedenle ateş almadığı, bunun üzerine sanığın yerde yaralı şekilde bulunan mağdurun üzerine atladığı ve boğuşmaya başladığı, bu sırada araya giren tanık ... tarafından sanığın tabancasının sanığın elinden alındığı, tanık Mustafa'nın bu tabancayı tanık ...'ya verdiği, tanık ...'nın tabancayı aldıktan sonra doldur boşalt yaptığı, namluda atışa hazır halde bulunan bir adet fişeğin yere düştüğü, fişeği yerden alan tanık ...'nın bu fişeği tekrardan şarjöre taktığı, daha sonra tanık ... tarafından sanığa ait tabancanın ve fişeklerin kolluk görevlilerine teslim edildiği, kavgayı görüp olay yerine gelenlerin mağdur ile sanığı ayırdıkları, mağdurun ise hastaneye kaldırıldığı birlikte değerlendirildiğinde eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, suçta kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli olması, sanığın mağdura önce arabayla çarpması ardından araçtan inerek tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere tabancayla ateş etmeye çalıştığı ancak mermisi namlusunda olduğu halde tabancanın ateş almadığı, bunun üzerine sanığın yerde yaralı şekilde bulunan mağdurun üzerine atladığı ve boğuşmaya başladığı, sanığın elinden tabancanın tanıklar tarafından alınıp kavgayı ayırmaları sebebiyle eylemin tamamlanamadığı dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/697 Esas, 2021/869 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 . maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.