Taraflar arasında görülen gaiplik, mal varlığının intikali davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve malvarlığının intikali isteklerine ilişkindir.
Davacı Hazine, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın paydaşı ...'e ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/1512-1941 sayılı kararıyla defterdarın kayyım olarak tayin edildiğini,anılan taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satıştan elde edilen ve adı geçen malikin payına isabet eden bedelin kayyım hesabına yatırıldığını,on yıllık kayyımla idare süresinin de dolduğunu ileri sürerek TMK.'nun 588. maddesi uyarınca ...'in gaipliğine ve payına düşen bedelin Hazine'ye intikaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava, gaiplik davası gibi değerlendirilmek ve çekişmesiz yargı işi olduğu belirtilmek suretiyle Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ne var ki, TMK'nın 588. maddesinden kaynaklanan davaların malvarlığı haklarına ilişkin olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Davacı Hazinenin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.