Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak:
1- 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün suç ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girdiği ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, adli sicil kaydına göre engel mahkumiyeti bulunmayıp, şahsi ve sosyal durumu, suçunu ikrarı, geçmiş hali, mahkeme huzurundaki tutum ve davranışları nedeniyle hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan ve tekrar suç işlemeyeceği yönündeki olumlu kanaat sonucunda cezası ertelenen sanık hakkında “...adli sicil kaydında açıklanması geriye bırakılmış, kasıtlı suçtan verilmiş ilam bulunduğu, geçmiş hali, şahsi ve sosyal durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak” şeklindeki yasal olmayan ve çelişkili gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.