B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli 2015/62Esas, 2015/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli 2019/6035 Esas, 2020/3440 Karar sayılı ilamı ile "...sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin belirtilmemesi,...” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1, 50/4,50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 16.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, sanık hakkında verilen temel cezanın az olduğuna, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; dosyada alınan kusur raporları arasında çelişkinin giderilmesi gerektiğine, kusur raporuna itiraza ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü işyerinde operatör olan çalışan ölen ... ile tanık olarak dinlenen ... ve işyeri sahibi sanığın, sac şekillendirme makinasının altına titreşim takozu takmak amacı ile forklift kullanılmadan, manivela ile makineyi kaldırıp, şekillendirme makinasının arkasına geçmek istedikleri sırada devrilen makinenin ölenin üzerine düşmesi şeklinde meydana gelen olayda bir kişinin ölümü ile sonuçlanan iş kazasında sanığın işyeri sahibi ve işveren olması, sanığın ağır makinelerin tamir ve kurulumunda kullanılması gereken ekipmanı kullanmayarak, ağır makinenin devrilebileceğini öngörmesine rağmen, olumsuz sonucu engelleyici tedbirleri almayıp, levye ile makineyi kaldırtması sebebiyle kusurlu sanık hakkında bilinçli taksir hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.