SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Katılan mağdure vekilinin temyizi yönünden, kayden 19.09.1997 doğumlu olup yargılama sonrasında reşit olan mağdurenin İlk Derece Mahkemesine verdiği 14.03.2022 havale tarihli dilekçesinde şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuklar ...,...,... müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istemleri yönünden; suça sürüklenen çocuklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında ayrı ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve ayrıca suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/476 Esas, 2014/534 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 19.09.1997 doğumlu olup yargılama sonrasında reşit olan mağdurenin İlk Derece Mahkemesine verdiği 14.03.2022 havale tarihli dilekçesinde şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanunun 317 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,...,... müdafileri ile Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden

1. Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmayıp Mahkemece kabul edilen eylemlerin olay bazlı olacak şekilde kararda yeterince belirtilmemiş olması nazara alındığında yazılı şekilde Anayasanın 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabul ve uygulamaya göre de Mahkemece kurulan hükümlerin gerekçe kısmında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uygulama yapılacağı belirtilmesine rağmen hükümler kurulurken aynı maddenin uygulanmasına yer olmadığı şeklinde hükümler kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/476 Esas, 2014/534 sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...,...,... Müdafileri ile Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/476 Esas, 2014/534 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar ...,...,... müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.