İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/2174E,2020/292K sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafilerinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; temyizdışı sanıklar ... ve ...'ın mağdurların kendi işyerlerinde akaryakıt fişlerini mal veya hizmet satımı olmaksızın komisyon karşılığı gelen müşterilere sattıklarını öğrenmeleri üzerine temyiz dışı sanık ...'ın mağdurları arayıp toplantı yapacaklarını söylediği, bunun üzerine mağdurların kendi rızalarıyla araca binerek temyiz dışı sanıklar ...,... ve sanık ... ile birlikte şirket bürosuna gittikleri mağdurlar ... ile Muzaffer'den “birbirinize vurmazsanız biz sizi döveceğiz” diyerek korkutup soyunmalarını ve birbirlerine vurmalarını istedikleri mağdurların korkarak soyunup birbirlerine müessir fiilde bulunarak basit tıbbi mudahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, ardından temyiz dışı sanıklar ...,... ve sanık ...'ın mağdurları polise teslim ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suçun sübutunun kabulü ile atılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1.Sanığın 2 ayrı mağdura 2 ayrı kasıtla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu gerçekleştirdiği anlaşıldığından her bir mağdura yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 07.07.2017 tarihli tutanak, mağdurların aşamalardaki beyanları, adli raporlar, sanık ve temyiz dışı sanıkların savunmaları ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sahte fatura olayının ortaya çıkması üzerine bu olaylar sonrasında temyiz dışı sanık ..., temyiz dışı sanık ... ve çalışanı sanık ...'ın mağdurlar ... ve ...'ı sahte fatura olayını görüşmek üzere Şaşmaz'da şirket bürosuna kendi rızaları dahilinde götürdükleri, burada sahte fatura olayını konuştukları, daha sonra aralarında çıkan tartışma neticesinde sanıklar ..., ... ve sanık ...'ın mağdurlar ... ve ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, şirket bürosunda bir süre tuttuktan sonra ellerini bağlayarak yarı çıplak vaziyette karakola teslim ettikleri olayda, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.12..2020 tarihli ve 2019/1846 E., 2020/1577 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.