Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2016 tarihli ve 2016/1983 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; cezanın kendisini mağdur etmesi nedeniyle hükmün lehine bozulmasını istediğine ilişkindir.
1. Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine ve bu süre içerisinde sanığın tedavi edilmesine karar verildiği, idrar tetkiki için sevkedildiği hastanede sanığın kendisinin yerine başkasının idrar numunesini verdiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece sanığın iddiayı kabul etmesi ve dosyaya yansıyan tüm delillere göre resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Mahkemece sanığın fiilinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; değiştirilen idrar ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmaması ve belgede düzenlenmemesi karşısında, sanığın eyleminin suç delillerini gizleme ve değiştirme suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 281 inci maddesine temas ettiği ancak aynı maddenin ikinci cümlesindeki ''kendi işlediği.... suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez'' düzenlemesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.