Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava terk (TMK. md. 164) hukuki sebebine dayalı boşanma davası niteliğindedir. Davacı 08.09.2011 tarihinde terk ihtar talebinde bulunmuş; mahkemenin uygun bulduğu terk ihtarı davalı kadına 04.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve terke dayalı boşanma davası 13.12.2011 tarihinde açılmıştır. Terk ihtarının yasada öngörülen şekle ve sürelere uygun olarak çekilip davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Usulüne uygun terk ihtarına muhatap olan ve ortak konuta dönmeyen davalı eşin, konuttan ayrılmada haklılığını değil, konuta dönmemekte haklı bir sebebinin bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Davalı kadının süresinde bildirdiği tanıklar bu kapsamda dinlenerek sonucuna göre karar vermek yerine yetersiz ve talebe uymayan bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 05.12.2012(Çrş.)

Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş "TERK ETMİŞ" sayılır. Terk sebebiyle boşanma davasını ise "TERK EDİLEN" eş açabilir. Türk Medeni Kanunun 164. maddesinin 1. fıkrasında yer alan KANUN HÜKMÜ böyle söylemektedir.
Davalı eş evden kovulduğunu bildirmiştir. Delillerin davacı eşin DAVA HAKKININ BULUNUP BULUNMADIĞI çerçevesinde toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekir.
Farklı düşünüyorum.