MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/588 E., 2021/609 K.
SUÇ: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma,
Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye
teşebbüs etme, Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
09.03.2016 (Sanık ... yönünden)
30.11.2016 (SSÇ ... yönünden)
02.01.2016 (SSÇ ... yönünden)
İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi: Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ve SSÇ'ler müdafilerinin Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma ve kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçlarına ilişkin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren; SSÇ ... müdafiinin cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin duruşmalı inceleme talebinin ise, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A) Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2020 tarihli ve 2017/122 Esas, 2020/253 sayılı Kararı ile:
1. Sanıklar ... ve ... hakkında, Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 Sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
2. Sanıklar ... ve ... hakkında, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ;
3. SSÇ'ler ... ve ... hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına;
4. SSÇ ... hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 5237 Sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;
5. SSÇ ... hakkında Cebir ve Tehdit Kullanmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a-b-c) bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 Sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B) Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/588 Esas ve 2021/609 sayılı Kararı ile, sanıklar Erhan ve ... hakkında Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçları ile Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkındaki Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçları yönünden istinafa müracaat edenlerin sair istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine; TCK'nın 58/5 maddesi gereğince, anılan infaz rejiminin çocuklar hakkında tatbikinin mümkün olmadığı ve hükmün bu haliyle hukuka aykırı olduğu, buna göre hükmün, ...'e dair olan kısmının A.6. fıkrasının, ...'ya dair kısmının B.6 ve C.7. Kısmının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılıp, devamı fıkra ve numaralarının bu değişiklik istikametinde teselsül ettirilmesi suretiyle, CMK'nın 280/1.c maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C) Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
A) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Teşhis işlemlerinin yasaya aykırı olarak yapıldığına;
2. Beyanları hükme esas alınan tanıkların, önceki beyanlarından döndüklerine;
3. Sanığın atılı suçları işlediğinin kesin olarak ispat edilemediğine;
4. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna;
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
B) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Beyanları hükme esas alınan tanıkların, önceki beyanlarından döndüklerine;
2. Teşhis işlemlerinin yasaya aykırı olarak yapıldığına;
3. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna;
4. Sanığın atılı suçları işlemediğine;
5. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
C) SSÇ ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Teşhis işlemlerinin yasaya aykırı olarak yapıldığına;
2. Beyanları hükme esas alınan tanıkların, duyuma dayalı anlatımda bulunduklarına;
3. SSÇ’nin atılı suçları işlediğinin kesin olarak ispat edilemediğine;
4. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna;
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
D) SSÇ ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Soyut tanık beyanına göre ceza verildiğine;
2. SSÇ’ye atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
3. Teşhis işlemlerinin yasaya aykırı olarak yapıldığına;
4. SSÇ’nin atılı suçu işlediğinin kesin olarak ispat edilemediğine;
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların ve SSÇ'lerin eylemlerinin Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Etme ve Cebir ve Tehdit Kullanmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanıklar ve SSÇ'ler hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanıklar ve SSÇ'ler hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ile Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme suçları yönünden:
Her ne kadar tanıklar kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında soruşturma aşamasında yaptıkları teşhislerden dönmüşlerse de, tanıkların teşhislerini gerek kollukta müdafii huzurunda ve gerekse savcı huzurunda yaptıkları görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 148/4 üncü maddesi gereğince soruşturma aşamasında alınan beyanların hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş, bu beyanların hükme esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "müdafii bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına" ilişkin emredici hüküm gözetilerek; kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak sanık aleyhine verdikleri beyanları hükme esas alınan ..., ... ve ... nun daha sonra beyanlarından döndükleri, bu beyanlarını savcılık ya da sulh ceza aşamasında da doğruladıklarının tespit edilemediği görülmekle, söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağı açık ise de diğer delillere göre atılı suçların kabûlünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar ve SSÇ'ler hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ve SSÇ'ler müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar ve SSÇ'ler hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. SSÇ ... hakkında Cebir ve Tehdit Kullanmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden:
SSÇ'nin üzerine atılı suçun meydana gelişinin somut olarak ortaya konulmamış olması nazara alındığında suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ile Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Etme suçları yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/588 Esas, 2021/609 sayılı Kararında sanıklar ve SSÇ'ler müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Cebir ve Tehdit Kullanmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu yönünden:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, SSÇ ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/588 Esas, 2021/609 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
SSÇ hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.