Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının anlaşılmasına göre davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davacının, davadan önce 24.12.2009 tarihinde Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan sebeple kısıtlandığı ve annesinin vesayeti altına alındığı anlaşılmaktadır. Kısıtlama kararına esas alınan resmi sağlık kurulu raporunda akıl hastalığının 1997 yılından beri süre geldiği bildirilmiştir. Bu durumda davacının ayırt etme gücü bulunmamaktadır. Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının davranışlarının iradi olduğu da kabul edilemez ve bu sebeple kendisine kusur yüklenemez. Kusurlu olan taraf tazminatla (TMK md. 174/1-2) sorumlu tutulabilir. Bu husus gözetilmeden davacının "ağır kusurlu" kabulü ile davalı yararına maddi (TMK md. 174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminata hükmolunması doğru bulunmamıştır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.12.2012(Çrş.)