Tebliğname No: 6 - 2009/233865
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında eylemine uyan hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra yaş küçüklüğü nedeniyle aynı yasanın 31/2 maddesinin uygulandığı, daha sonra etkin pişmanlığı düzenleyen 168/1 maddesi uyarınca cezasından indirim yapıldığı, 61.maddeye göre mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu husustaki düşünceye iştirak edilmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun müştekinin bulunduğu taziye evinde bulduğu müştekiye ait cep telefonunu kullanma şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 160.maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf olarak değerlendirilip ek savunma hakkı verilerek ve müştekinin şikayetçi olmadığı gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması, gerekirken suç vasfının hatalı değerlendirilmesiyle yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi
2-Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Suça sürülenen çocuğun 12-15 yaş grubunda olmasına rağmen duruşmanın açık yapılarak, hükmün de açık duruşmada tefhim edilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 185/1 maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.