Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 2011 yılında yapılan kadastro çalışmalarında; .... Mahallesinde bulunan 130 ada 2 parsel ham toprak vasfıyla, 104 ada 1 parselin de orman vasfıyla hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı.... dava dilekçesinde; ...Mahallesinde bulunan 130 ada 2 parselin ham toprak vasfıyla, 104 ada 1 parselin de orman vasfıyla kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, 130 ada 2 parselin tamamı ile 104 ada 1 parselin yaklaşık 4 dönümlük kısmının uzun zamandır davacının zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğunu beyan ederek, dava konusu taşınmazlardan 130 ada 2 parselin tamamının, 104 ada 1 parselin ise yaklaşık 4 dönümlük kısmının davalı Hazine adına yapılan tescilin iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olup, uyuşmazlık dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları ve davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; orman mühendisi tarafından tanzim edilen raporda dava konusu taşınmazlardan 104 ada 1 parsel ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, harita mühendisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu 130 ada 2 parsel ve 104 ada 1 parsel ... taşınmazlar üzerinde herhangi bir zirai faaliyetin yapılmadığının belirtildiği, davacı yönünden zilyetlik ve imar-ihya şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 104 ada 1 parselin orman mühendisi bilirkişinin raporuna göre yeşil renkte boyalı ve yapraklı, çalılık olarak sembolize edilen orman sayılan alanlar olarak tespit edildiği ve orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet bulunmadığı, evveliyatı itibariyle orman vasfında olduğu, taşınmazın orman vasfında olması sebebiyle imar ihya ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gibi taşınmazın (A1) harfi ile gösterilen kısmının ... sahasında kaldığı ve taşınmazın (A) kısmının tamamında 2002 yılında dahi herhangi bir zirai faaliyetin yapılmadığı; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar üzerinde zirai faaliyetin yapıldığının tespit edilemediği, imar-ihyaya muhtaç dava konusu taşınmaz üzerinde imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların davalı lehine gerçekleşmediği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, temyizini talep ettikleri her iki parselin şartlarının ve davalılarının ayrı ayrı olmasına rağmen birlikte aynı şekilde değerlendirilip ortak gerekçe ile karar verildiğini, her iki parselin ayrı ayrı değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu açıklayarak ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri de tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.