Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalıya ait iş yerinde 01/07/2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduğunu, iş akdini 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi gereğince feshettiğini, 8 haftalık ihbar süresinden sonra çalışmayacağını belirterek yasal haklarını davalıdan talep ettiğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, kullanmadığı yıllık izin günü bulunduğunu, iş arama izni haklarının yerine getirilmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve iş arama izni hakkı alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının 17/09/2014 tarihinde istifa dilekçesi ile 8 haftalık ihbar önelini kullanarak işten ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, işten ayrıldıktan sonra başka bir iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını,ayrılma iradesinin emeklilik yönünde değil başka bir işte çalışmak yönünde olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacıya ait sigorta hizmet cetveli çerçevesinde;davacı işçinin davalı iş yerinde çalışmakta iken 21/07/2014 tarihli dilekçe ile SGK ya başvurarak emeklilik şartlarını sorduğu, kurumun aynı tarihli davalı işverene hitaben yazdığı cevapta davacı ...'nun 21/07/2014 tarihi itibariyle sigortalılık süresinin 16 yıl prim ödeme gün sayısının 5263 gün olduğunu bildirdiğinin anlaşıldığı,davacının hizmet döküm cetveli ve işten ayrılış bildirgelerinden 17/11/2014 tarihinde davalı iş yerinden ayrıldığı, bu tarihin kuruma bildirildiği, daha sonra davacının 08/12/2014 tarihinde başka bir iş yerinde çalışmaya başladığının anlaşıldığı,bu hususlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı iş verenle iş akdini sona erdirirken fesih ihtarnamesi ve dava dilekçesinde açıkladığı üzere iş arama izni istediği, dolayısıyla davacının başka bir yerde çalışmak iradesini ortaya koyduğu, işten ayrılış bildirgesinin verilmesinden 19 gün sonra başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı anlaşıldığından feshin gerçekleşme biçimi ve davacının fesih iradesindeki amacı gözetildiğinde kıdem tazminatı talep hakkının doğmadığının anlaşıldığı,davacı iş akdini yaş dışında emeklilik şartlarını tamamladığından bahisle feshettiğini bildirerek iş arama izni istemek suretiyle ihtarnamede belirttiği süre sonunda feshin gerçekleştiği anlaşıldığından bu hale göre davalı işverenin emeklilik nedenine dayanarak iş akdini feshettiğini bildiren işçiye iş arama izni kullandırma zorunluluğu bulunmadığının anlaşıldığı,davalı işveren davacının yasal yıllık izinlerini kullandırdığını veya ücretini ödediğini ispatlayamadığı,tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının çalıştığı sürede yıllık izinlerinin davalı işverence kullandırılmadığı ve ücretinin ödenmediği anlaşıldığından bu talebin kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta davacı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5 maddesindeki yaş hariç emeklilik şartları taşıdığına ilişkin SGK belgesi ile davalı işverene müracaat edip yukardaki nedenle istifa edip,iş akdini sonlandırmış ve kıdem tazminatı talep etmiştir.
Davacı davalı işyerinden 17.11.2014 tarihinde ayrılıp,08.12.2014 tarihinde başka bir işyerinde işe başlamış ise de;bu durum doğrudan dürüstlük kuralına aykırı olarak nitelendirilemez.Mahkemece davacının 1475 sayılı yasanın 14/5 maddesindeki koşullara uygun feshine değer verilerek kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.