Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kötü muamele suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Çerkezköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşma ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

Sanıklar Güray ve Burhan müdafinin temyiz isteği; usulü hükümlere yeteri kadar uyulmadığına, lehe olan deliller toplanmadan karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı bulunmadığına, kilitli kapalı bir yer olmadığına, mağdur çocukların beyanlarının çelişkili ve şüpheli olduğuna, yeterli indirimlerin ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, 75. Yıl İlköğretim Okulu'nda müdür olarak görev yapan sanık ...' ın, aynı okulda öğretmen olan sanık ...'a verdiği talimatla, sanık ...'ın, olay günü tartışan mağdur çocukları kazan dairesine götürdüğü ve barışmalarını isteyerek kazan dairesinde bıraktığı, kazan dairesinin kapısının açık olmasına rağmen mağdur çocukların kazan dairesinden çıkmadığı, sanıkların bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

Dosya kapsamına göre, 75. Yıl İlköğretim Okulu'nda müdür olan sanık ...'ın talimatıyla aynı okulda öğretmen olan sanık ...'ın, olay günü okulda tartışan mağdur çocukları, bahçe katında kapısının açık bırakılan kalorifer dairesine bıraktığı, barışıncaya kadar orada kalmalarını söyleyerek yanlarından ayrıldığı, mağdur çocukların öğretmeninin bu sözü üzerine olay yerinden ayrılmadıkları ve yaklaşık 20 dakika boyunca kalorifer dairesinde kaldıkları, sanık ...'ın daha sonra kalorifer dairesine gelerek mağdur çocukları çıkardığı olayda sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanmak suretiyle kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli kararında sanıklar Güray ve Burhan müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, Başkan ...'ün değişik gerekçesi yönünden oy çokluğuyla ve sonucu itibarıyla oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık suç vasfının belirlenmesine ilişkindir. 75. Yıl İlköğretim Okulu'nunda öğrenci olan ve olay tarihinde okulda kavga eden 7 ve 8 yaşlarında bulunan mağdur çocukları, aynı okulda müdür olan sanık ...'ın talimatıyla, yine okulda öğretmen olan sanık ...'ın, zemin katta bulunan kalorifer dairesine bıraktığı ve barışıncaya kadar orada kalmalarını söyleyerek yanlarından ayrıldığı, yaklaşık 20 dakika boyunca kalorifer dairesinde kalan mağdur çocukların yaşları göz önünde bulundurulduğunda öğretmenlerinin kendilerine kızabileceği, okuldan atılabilecekleri düşüncesiyle, bu korku ve manevi baskı altında bırakıldıkları yerden çıkamadıkları, mağdurların bırakıldıkları kalorifer dairesinin öğrencilerin serbestçe girip çıkabilecek bir yer olmadığı, suç tarihi olan 25.11.2011 tarihi itibariyle kaloriferlerin çalıştığının düşünüldüğü nazara alındığında mağdurların, mütad olmayan, tehlikeli bir yerde bulundukları ve yaşları itibariyle rızaları dışında tutuldukları somut olayda sanıklara yüklenen eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluştuğu açıktır. Ancak sanıkların mağdur çocukları, soruşturma başlamadan önce şahıslarına herhangi bir zarar vermeksizin kendiliğinden serbest bıraktıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken sayın çoğunluğun sanıklara yüklenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bozma düşüncesine katılmadığını saygı ile arz ederim. 20.02.2024