Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2015 tarihli ve 2015/4748 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca İskenderun Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2016 tarihli ve 2015/760 Esas, 2016/285 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; suçu kabul etmekle birlikte lehe hükümlerin tatbik edilmesi talebine ilişkindir.

1.Sanığın, kuzeninin kimlik bilgilerini taşıyan suça konu sürücü belgesini ve nüfus cüzdanını tamamen sahte olarak tanzim ettirdiği ve 05.11.2015 günü kullandığı, suçunu ikrar ettiği, soğuk mühürde ihtiva eden suça konu belgelerle ilgili ekspertiz raporu ve mahkeme gözlemine göre aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.

2.Mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;

3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas alınabilecek tüm hükümler yazılarak infazda tereddüt oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yedinci paragrafının çıkartılarak "Sanığın adli sicil kaydındaki İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2015 tarihli ve 2013/309 Esas ve 2013/591 Karar sayılı ilamında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan 3 yıl hapis cezasının tekerrüre ve ikinci kez mükerrirlik uygulamasına esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.