...

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında "Çocuğun cinsel istismarı" suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/130 Esas,
2015/363 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanığın "çocuğun cinsel istismarı" suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Verilen beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2014 yılı Mayıs, Haziran ayları yerine dosya kapsamında intikal tarihi olarak anlaşılan 11.02.2015 yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

2. Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/363 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.