Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vasisi, davacı ...'ın, yaşlılık sebebiyle işlerini takip etmekte zorluk çekmesi sebebiyle ... 1. Noterliğinin 22/11/1988 tarihli ve ...4. Noterliğinin 28/05/1999 tarihli vekaletnameleri ile evlat gibi görüp güvendiği davalı ...'nu vekil tayin ettiğini, davalı ...'in davacı adına kayıtlı ... ada ... parseldeki ... numaralı bağımsız bölümü, ... ada ... parseldeki ... nolu bağımsız bölümü ve ... ada ... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölümü diğer davalı ...'e temlik ettiğini, işlemlerin ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenleriyle geçersiz olduğunu, davalı ...'nın taşınmazları edinmesine rağmen kiracılar bu durumu bildirmeyip kira talep etmediğini, kiraların davacı ... tarafından alınmaya devam ettiğini, davalı ...'nın iyiniyetli olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine terekesine temsilci atanarak yargılama sürdürülmüştür.
Davalı ..., dava konusu taşınmazları davacının iradesine uygun olarak vekaleten devrettiğini, davacının, ... 4. Noterliği'nin 21.10.1997 tarihli ve ... 15. Noterliği'nin 26.01.2007 tarihli ibranameleri ile vekaletnamedeki yetkilerin talimatları doğrultusunda ve talimatına uygun şekilde kullanıldığını belirterek kendisini ibra ettiğini, satış bedellerinin davacı tarafından alındığını, davalı ..., iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalıların el ve işbirliği içinde hareket edip davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde duruşma istekli, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.11.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... ve davalı ...'nın yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 10.929.60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 19/11/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, vekaletin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ..., ...'i vekil tayın etmiş, bu vekil aracılığıyla davaya konu taşınmazlar davalı ...'ya satılmıştır.
Davalı ...'nın taşınmazları ederinin altında satın aldığı sabittir. Satıcı ...'nın işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile anlaşılmaktadır.
Tartışılması gereken husus somut olayda vekaletin kötüye kullanılması hukuki sebebinin bulunup bulunmadığı hususudur. Eğer vekil ..., vekil eden ...'nın iradesine uygun davranmamışsa vekalet görevinin kötüye kullanılması gerçekleşmiştir. Vekil eden ...'nın vekil ...'i ibra ettiği dosyada bulunan ibra belgesiyle sabittir. Bu durumda vekilin, vekil edenin iradesine uygun davrandığının kabulü gerekecektir. Vekil, vekil edenin iradesine uygun davranmışsa vekalet görevinin kötüye kullanıldığından bahsetmek mümkün olmayacağından vekil vasıtasıyla taşınmaz satın alan davalının kötü niyetli olup olmayacağı da araştırılamayacaktır.
Diğer yandan, resmi senetteki satış bedelinin tek başına kötü niyeti ispata yetmediği, Ülke genelinde resmi satış bedellerinin düşük gösterildiği de bir gerçektir.
Ayrıca davalı ...'nın kötü niyetli olduğu davacı tarafından HMK 190 ve TMK 6. maddeleri gereğince usulünce ispat da edilememiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması gerekirken onama yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.