Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; 13.06.2015 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile davacı ... şirketi nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası nedeniyle sigortalı aracın hasarlandığını, araca pert-total kaydı işlemi gerçekleştirildiğini, 24.07.2015 tarihinde dava dışı sigortalıya 108.578,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin kazada %100 kusurlu bulunan sürücü ... ve araç maliki ...'dan tahsili için İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/21228 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlular tarafından takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; teminat tutarından fazla yapılan ödeme var ise teminat dışı kalan bu tutarın mevcut davanın kapsamı dışında kalacağını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça dava dışı sigortalıya 24.07.2015 tarihinde 108.578,00 TL ödeme yapıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun kazanın oluş biçimi ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, araçta oluşan hasar bedelinin 108.578,00 TL olarak belirlendiği, davalıların sigortacısı tarafından yapılan 29.000,00 TL tutarlı ödeme düşüldükten sonra bakiye 79.578,00 TL hasar bedeli üzerinden davalılar aleyhine takip başlatıldığı, meydana gelen zarardan araç sürücüsü ile işletenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2015/21228 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, belirlenen tazminatın fahiş olduğunu, teminat tutarından fazla ödeme yapılmışsa aşan kısmın rücu edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde rapora sadece kusur yönünden itiraz ettiği, hasar hesaplaması yönünden itiraz etmediği, raporun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili; istinaf başvurunda ileri sürdüğü hususları yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle ödenen hasar bedelinin, kazada %100 kusurlu olan sürücü ve malikten tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,89,90,91 ıncı maddeleri.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun denetime elverişli olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.