Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli ve 2014/62 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 5 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.

2. Yerel Mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/17968 Esas, 2021/8466 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, alınan belgenin geçersiz olduğuna, sanığın cezalandırılması ve kararın bozulması talebine vesaire ilişkindir.

Sanığın belirtilen adresteki taşınmazı üzerindeki yapısına zemin ve normal 1. kata ilaveler yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasının, dosyaya ibraz edilen yapı kayıt belgesi ile yapıyı kayıt altına aldırdığı anlaşıldığından düşmesine karar verilmiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararına yönelik inanç ve takdiri ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekilinin temyiz istemi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.