Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/270 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 30 yıl hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 25 yıl hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Aracın müsadere edilmemesi gerektiğine,
3. Alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın tespit edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı
anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ve 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince adli para cezasının üst sınırının 20.000 güne kadar olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki temel cezanın 25 yıl hapis ve 20.000 gün adli para cezası şeklinde belirlendiği, sonuç olarak sanığın 30 yıl hapis ve 25.000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince temel cezanın 20 yıl hapis cezası olarak belirlenip İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hapis cezasına ilişkin kısımlar düzeltilerek sanığın sonuç olarak 25 yıl hapis cezası ve 25.000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile 61 inci maddesindeki ölçütlere göre miktar itibarıyla sanık hakkında temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre üst sınırdan cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.