Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, edinilen istihbari bilgide ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse içinde kaçak eşya bulunabileceğinin öğrenilmesi üzerine yapılan çalışmalarda, suç tarihinde saat 00.10 sıralarında bahse konu aracın Cumhuriyet Caddesi üzerinde görüldüğü, aracın durdurulduğu, sürücüsünün temyiz incelemesi dışı sanık ... olduğu, sanığa sorulduğunda, aracında 18-19 ton civarında çay yükü olduğunu ve sevk irsaliyesinin olmadığını beyan ettiği, ancak mal sahibinin kendisine vermiş olduğu Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/11 Esas sayılı kararı, Van yedieminliğince sanık ... isimli şahsa 19,775 kg çayın teslimi ile ilgili eşya teslim tutanağını ibraz ettiği, sanık ...'e çayları nereden yüklediği sorulduğunda, Van Başkale yolu üzerinde Ova dinlenme tesisi isimli yerde birkaç tane kamyonla getirilerek kendisinin aracına yüklendiğini ve Adana iline götüreceğini beyan ettiği, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, üzerinde herhangi bir ibare bulunmayan 677 adet çuval içerisinde toplam 17580 kg gümrük kaçağı çay ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan ...raporunda, suça konu çayların düşük kalitede ... (...) tipi yabancı menşeli siyah çaylar olduğu tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde, yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması,

2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında;

Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin "sanıklardan eşit miktarda" tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.