İNCELENEN KARARIN;

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/99 Esas, 2018/144 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/143 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2. Sanığın bu örgütün terör örgütü içeriğinin bilincinde olmadığına,

3. ByLock'ta terör içerikli yazışmanın bulunmadığına,

4. Suçun işlenmediği gözetilmeden ceza tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

5. Sanığın terör örgütünün okullarında ihtiyaçtan kaynaklı çalıştığına, örgüt üyeliği içermeyen bir ilişki içerisinde olduğuna,

6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Hükümden sonra UYAP ortamında dosya içerisine geldiği anlaşılan 437747 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 28.10.2019 tarihli, 2019/6407 CBS İhbar Dosyası sayılı yazısı ve eklerinin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 14.03.2022 tarihli, 2022/60813 CBS Sorusturma Dosyası sayılı yazısı ekinde bulunan İbrahim T. isimli şahsın beyan ve teşhis tutanağının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretleri dosya arasına alındıktan sonra 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, İbrahim T. İsimli şahsın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/143 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.