Mahkumiyet
Ret
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/3609 Esas, 2021/3142 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2021 tarihli ve KD-2021/126669 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
17.10.2019 tarihinde yapılan duruşmada sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükme yönelik olarak sanık müdafii tarafından UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanarak gönderilen 25/10/2019 tarihli süre tutum dilekçesi ile yapılan temyiz isteminin 15 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı gibi, 10.11.2019 tarihinde elektronik tebligat yöntemi ile tebliği sağlanan gerekçeli karara karşı 18.11.2019 tarihinde elektronik imza ile imzalanarak UYAP sisteminden gönderilen gerekçeli temyiz dilekçesinin de sürenin son gününün hafta sonuna rastlaması nedeniyle 7 günlük yasal süre içerisinde verildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesince düzenlenen 04.10.2021 tarihli tutanak ile "Yargıtay 16. Ceza Dairesi 18.05.2021 tarih, 2020/3609 Esas ve 2021/3142 Karar sayılı ilamı ile sanık müdafi Av. ...'ın temyiz talebini süre yönünden red edilerek yukarıda esas numarası yazılı mahkememiz dosyasının mahkememize iade edilmesi üzerine yapılan incelemede; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 17.10.2019 tarihinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı okunduğu, sanık müdafinin 25.10.2019 tarihinde uyap ortamından istinaf süre tutum dilekçesi verdiği, mahkememiz kararın Yargıtay temyiz yasa yoluna tabi olduğunun anlaşılması üzerine 04.11.2019 tarihinde sanık müdafinin istinaf süre tutum dilekçesi silinerek temyiz dilekçesi olarak kaydedildiği ve dilekçenin de sehven 04.11.2019 tarihli olarak havale edildiği, sanık müdafinin mahkememizce verilen karara 25.10.2019 tarihinde yasal süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmış olup iş bu tutanak imza altına alınmıştır. " denilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesini yasal süre içerisinde verdiği belirtilmiştir.
Bahsedilen gerekçeler ve mevzuat çerçevesinde; UYAP sisteminde yapılan işlemlerin, elektronik imza ile imzalanarak onaylanması sonrasında hukuki varlık kazandığı gözetildiğinde; sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi ile gerekçeli temyiz dilekçelerinin yasal süreler içerisinde verildiği ve bu sebeplerle hükmün esasına dair temyiz incelemesi yapılması gerektiği talebine ilişkindir.
17.10.2019'de sanık ve müdafii huzurunda tefhim edilen ve CMK'nın 307/3 maddesi uyarınca "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir " maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna tabi olan hükme karşı sanık müdafiinin 15 günlük yasal süresi içinde 25.10.2019 e-imza tarihli süre tutum dilekçesi ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, akabinde mahkeme gerekçeli kararının 10.11.2019 tarihinde sanık müdafine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin de gerekçeli karara karşı CMK'nın 295/1 "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." ve 39/4 " Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter" maddeleri uyarınca süresi içinde 18.11.2019 e-imza tarihli dilekçesi ile gerekçeli şekilde kanun yoluna başvurduğu görülüp, CMK'nın 264 üncü maddesindeki " (1) Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.
(2) Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir." düzenleme de dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kanuni süresi içinde yapıldığının anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/3609 Esas, 2021/3142 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gaziantep 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17/10/2019 tarihli ve 2019/132 Esas, 2019/245 sayılı Kararında sanık müdafiince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.