SUÇTAN ZARAR GÖREN: ...

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanık hakkında, 28.01.2016 tarihinde benzer şekillerde işlediği kamu malına zarar verme eylemine ilişkin 11.10.2016 tarihli iddianame düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2016/418 Esas, 2017/122 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmekle; öncelikle bahsi geçen dosyalar getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, zincirleme suç koşullarının oluştuğunun tespiti halinde kesinleşen ceza miktarları mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Sanığın adlî sicil kaydındaki Ankara 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/467 Esas 2012/142 Karar sayılı ilâmının 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 58. maddeleri uyarınca mahkûmiyete ilişkin olduğu dikkate alınarak bu ilâm nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulurken sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.