Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...Hürriyetoğlu hakkında yapılan takiplerin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 04.11.2014 tarihinde mal kaçırma amacı ile ve düşük bedelle üçüncü kişi ...'a sattığını, onunda 12.07.2016 tarihinde davalı Özcan Baklacı'ya sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı...vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin uzun zamandır Sudan' da ticaret yaptığını, kazancını ülkesinde taşınmaz satın alarak değerlendirdiğini, dava konusu taşınmazı 320.000,00 TL'ye davalı ... Yakın'dan satın aldığını, parasını peşin ödediğini, o tarihte hesabından 99.800 Euro çektiğini, davalı üçüncü kişinin sattığı evde ...isimli kişinin oturduğunu 2-3 aya kadar çıkacağını söylediğini, ancak evin boşaltılmaması üzerine ihtar çekildiğini, müvekkilinin tarafları tanımadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu, davalı Özcan Baklacı'nın belirttiği taşınmaz bedelini ödediğini ispatlayamadığı ve keşif tarihinde halen borçlunun oturmaya devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı...vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazdaki müdahalenin meni amacıyla Hatay 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/296 esas numarası ile davanın ikame edildiğini, söz konusu bu davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'i söz konusu taşınmazdan çıkartmaya çalıştığını ancak bununla ilgili sürecin devam ettiğini, dosyasına sunulmuş usulüne uygun bir aciz vesikası bulunmadığını, müvekkilinin bu taşınmazı 3. kişi konumundaki ...'dan aldığını, müvekkilinin söz konusu tasarrufu kötü niyetli şekilde iktisap ettiğinin kanıtlanamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapudaki devir bedeli 11.800,00 TL olup devir tarihindeki gerçek değerinin 380.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, buna göre devir bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark olduğu, davalının daha yüksek bedelle satın aldığına dair yazılı delil sunamadığı, 99.800,00 euro gibi bir miktarın elden verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalıların akraba olmasalar da tanıdık oldukları, davalı borçlunun taşınmazı satın aldıktan sonra dahi kullanmaya devam ettiği, meni müdahale davasının bu davadan çok sonra açıldığı hususları değerlendirildiğinde, satışın alacaklıdan mal kaçırma amaçlı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davalı...vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 gereğince reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı...vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277,278,279,280,281,282,283 ve 284 üncü maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalı...davada dördüncü kişi olup ivazlar arasında önemli oransızlık iptal nedeni olmamakla birlikte anılan davalının borçluyu tanıdığı ve mali durumunu bilebilecek kişilerden olduğunun sabit olmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı...vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı...vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı Özcan Baklacı'ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi