Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/621 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın davaya konu fiile ilişkin samimi beyanda bulunduğuna, suça konu evrakı kullanarak menfaat elde etmediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan sanığın, Adana Havalimanı'ndan KKTC'ye gitmek istediği sırada kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrolde, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak Ferdi Kılınçer adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile yakalandığı anlaşılmıştır.

2. Kriminal rapor ile, suça konu nüfus cüzdanının orijinal olduğu, fotoğraf değişikliği suretiyle yapılan sahteciliğin aldatma niteliği bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

4. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduğu anlaşılmıştır.

1. Sanık hakkında tekerrür hükümlerine ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı bendi yerine yedinci bendi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

2. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi isabetsizliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/621 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.