Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın daha önce aynı eylemden dolayı yargılanıp ceza aldığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Kaymakamlığın yazısına istinaden yapılan kontroller esnasında, sanığın tapulu arazisine bitişik kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yer alan ve bilirkişiye göre 1765,73 m2'lik ormanlık araziyi traktörle sürdüğünün 23.07.2013 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından tespiti üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ana dosyada yapılan keşif sonucu düzenlenen fen ve orman bilirkişisi raporlarında; tutanak tarihinden önce orman kadastrosu kesinleşen yerdeki işgale konu arazinin bir kısmının çit ile çevrildiği, içerisine meyve ağaçları dikildiği belirtilmiştir.
Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı ile aynı dava konusu yerle ilgili olarak 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine aynı Kanun'un 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Birleşen dosyanın evveliyatındaki yargılama kapsamında 25.05.2007 tarihinde keşif yapılmıştır.
Sanık savunmasında; dava konusu yerin tapulu arazisi olduğunu beyan etmiştir.
Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki meyve ağaçlarının müsaderesine mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 23.07.2013,25.05.2007 yerine 09.11.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanık suça konu arazinin tapulu arazi olduğunu beyan etmiş ise de, suça konu yerde orman kadastro sınırının suç tarihinden önce kesinleştiği ve bahse konu yerin orman olarak tescil edildiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.