Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Adli sicilde tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın Halise Taş adı ile nüfus müdürlüğünde kayıtlı bulunan torununu, Damla Taş adı ile kendi çocuğuymuş gibi yeniden nüfusa kaydedilmesini sağlamak amacıyla Tarsus Nüfus Müdürlüğünde beyanda bulunması biçimindeki eyleminin, Ceza Genel Kurulu'nun 29/09/2015 tarih 2015/11-412 Esas ve 2015/286 Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurularak TCK’nın 44. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 231. maddesininde düzenlenen soybağını değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle 5490 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.