Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;

2- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde, hapis cezası yanında adlî para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında yalnızca hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

3-Sanığın adli sicil kaydına göre Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2006 tarihli ve 2006/992190 Esas, 2006/992243 Karar sayılı ilamı ile verilmiş 24.04.2008 tarihinde kesinleşen 5 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2009 tarihli ve 2007/63 Esas, 2009/27 Karar sayılı ilamı ile verilmiş 08.05.2009 tarihinde kesinleşen 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.