SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmi onama, kısmi bozma
Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra dava dosyasında mevcut vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 09.05.2017 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ayrıca sanık ... müdafiinin temyiz isteminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2014/1555 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık ... hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43,62,53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,53,52 ve 51 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine,
3. Sanık ... hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,53 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçları işlemediğine, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararların bozulmasına,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan usul ve yasaya aykırı mahkûmiyet hükmünün bozulmasına,
3. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen beraat kararı verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına,
İlişkindir.
1. Sanıklar ... ve ...'un katılan şirkette harcama formu uzmanı, sanık ...'ın ise mal kabul bölümü çalışanı olduğu, sanıklar Yüksel ve Nursel'in, şirket çalışanlarının iş sebebi ile yaptıkları masraf (taksi, yemek, benzin parası gibi) formlarını toplayıp ödemelerini çıkarma ve çalışanların işleri nedeniyle yapacakları harcamalar için avansları çıkarma görevleri olduğu, iş kapsamında sanıkların düzenleyip hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'nın kontrolünden geçip ödeme evrakına onay verme yetkisi olan yöneticilere imzalatılan banka ödeme talimatları üzerinde, sanık ...'in avans alması gereken iş yapmadığı halde avans alanlar listesine kendi adını eklediği, sanık ...'in ise talimatlara kardeşi ...'ın adını ekleyip, ödeme yapılmasını sağladıkları, sanıkların eylemi, orijinal ödeme talimatlarını değiştirerek sahtelerini oluşturup, bu sahte talimatları altlarına orijinal talimattaki imza onay kısımlarının fotokopi-bilgisayar yolu ile kopyalayıp ekleyerek gerçekleştirdikleri ve bu sahte ödeme listelerini bankaya faksladıkları, bu şekilde sanıkların özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri ve sanık ...'in toplam tutarı 391.683,03 TL olan 194 adet belge ile ... hesabına 24.06.2009 ile 08.02.2013 tarihleri arasında, sanık ...'ın toplam tutarı 53.007,21 TL olan 65 adet belge ile kendi hesabına 06.01.2010 ile 10.01.2013 tarihleri arasında, haksız ödeme alarak menfaat temin ettikleri, bu şekilde sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık ... atılı suçlamaları kabul etmiş ve kardeşi olan diğer sanıktan habersiz olarak paraları onun hesabına aktardığını ve kendisinin kullandığını beyan etmiş, sanıklar Yüksel ve Mehmet ise atılı suçları kabul etmemişlerdir.
3. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın diğer sanığın eylemlerine iştirak ettiğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadğı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu, bankadan gelen yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Mahkemenin suçun sübutu konusundaki kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizleri Yönünden
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanıkların üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan şirkete karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanıklara isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin, Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-B) bentlerinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2014/1555 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu (Kapatılan) 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2014/1555 Esas, 2016/403 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.