B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesi tarafından uzlaştırma hükümlerinin uygulanma gerekliliği nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2017/130 Esas, 2019/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun 307 nci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık, bir nedene dayanmayan temyiz dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
1. Katılan müteveffa ...'un olay tarihinde bankadan emekli maaşını çektiği, sanığın katılanın yanına gelerek, kendisinin maliyede çalıştığını, oğlunu tanıdığını, oğluna 250,00 TL borcu olduğunu, bu borcu ödemek istediğini söyleyerek 300,00 TL uzattığı ve para üstü olarak 50,00 TL istediği, bunun üzerine katılanın cebinde bulunan 600,00 TL emekli maaşını çıkardığı, sanığın bu paranın 200,00 TL ' sini katılana uzatıp 400,00 TL ' yi alarak parayı bozdurma ve parayı bir kağıda sarıp üzerine not yazma bahanesi ile katılanın yanından uzaklaştığı ve geri gelmediği, sanığın bu surette hileli davranışlar sergileyerek katılanı dolandırdığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ... katılanın beyanlarını doğrulamış sanığı tam ve kesin olarak teşhis etmiştir.
4. Katılan sanığı tam ve kesin olarak teşhis etmiştir.
5. Taraflar arasında uzlaştırma gerçekleşememiştir.
6. Mahkeme sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.
İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği 22.11.2017 ile uzlaştırmanın başarısız olduğunun anlaşıldığı 10.10.2018 arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilmekle yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında hapis ve adli para cezasına hükmedildikten sonra, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı bulunduğu belirlenerek infaz olunacak cezanın tespit edilmesi gerekirken, dosyada uygulanma yeri bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince belirleme yapılması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2017/130 Esas, 2019/323 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; hüküm fıkrasındaki "CMK'nun 307/4 maddesi gereğince ibaresinin çıkartılarak yerine, "1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.