SAYISI: 2015/770 Esas, 2016/117 Karar
ŞİKAYETÇİ: Tapu ve Kadastro Müdürlüğü adına Maliye ve Hazine Bakanlığı
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Şikâyetçi kurumun sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyizi yönünden; şikayetçi kurumun sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri ile uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
1. Sanık ...'in temyiz istemi, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,
2. Şikâyetçi vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
1. Sanık ......'ın, ... İnşaat Malzemeleri Ticaret isimli iş yerinin sahibi, diğer sanık ...'in iş yerinin gayri resmi ortağı olduğu, sanıkların yapmış oldukları inşaat işi nedeniyle tapuda tanık R.E. adına kayıtlı bağımsız bölümün kendilerine devredilmesine hak kazandıkları, taşınmazın satışı için tapuda taşınmazın sahibi olan tanığın, sanık ...'ı vekil tayin ettiği ve sanık ...'ın da daireyi satın alacak H.E. ile anlaştığı, bu kapsamda alım-satım işlemi yapmak üzere suç tarihinde ...Tapu Müdürlüğüne sanık ... gittiği ve devir işlemi için gerekli olan ... Mali Hizmetler Müdürlüğünün 07.01.2015 tarihli, ...Tapu Sicil Müdürlüğüne yönelik yazılan 8897 ada 2 parsel nolu taşınmazın 24/1460 arsa paylı B blok 15 numaralı bağımsız bölümün emlak vergisi rayiç değerini ve emlak vergisi borcu olmadığını bildiren yazıyı ibraz ettiği, tapu müdürlüğü çalışanlarınca belgenin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ... savunmasında; sözleşmenin diğer sanık ...'ın şirketi ... İnşaat Şirketi ile yapıldığını, kendisinin dairenin satılmasından ya da sahte belge düzenlenmesinden haberdar olmadığını; sanık ... ise; suça konu belgeleri diğer sanık ...'in hazırlayarak kendisine verdiğini beyan etmiştir.
3. Tanıklar İ.D. ve L.E. beyanlarında; suça konu belgelerin sanık ... tarafından hazırlanarak Tapu Müdürlüğüne vermesi için sanık ...'a verildiğini gördüklerini beyan etmişlerdir.
4. Mahkemece, sanıkların savunmaları, şikâyetçi ve tanık beyanları, belgenin sahte olduğuna dair ... Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna dair mahkeme gözlemi ve tüm dosya içeriğine göre, belgeyi sahte olarak hazırlattıran ve kullanan ve bu belgeden asıl yararlanacak kişinin sanık ... olduğu kanaatine varılarak temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyizi yerinde görülmemiş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/770 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.